Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik sendromu, kişilerin sorumluluğu altında olan işler ile ilgili olarak ortaya çıkmaktadır. Genelde yoğun iş temposu veya sıklıkla işi değişen kişilerde bu sendrom görülmektedir.
Tükenmişlik sendromunun üç evresi bulunmaktadır. Bu evrelerin başında kişilerde duygusal ve fiziksel bitkinlik gelmektedir. İlerleyen evrelerde kişisel başarının azalması kendini gösterirken, son aşama ise duyarsızlaşmadır.
Böyle bireylerde sürekli huzursuzluk, kızgınlık, mutsuzluk ve çaresizlik gibi hissiyatlar söz konusudur.

Bu hastalık genelde yılların birikimi ile ortaya çıkar. Her ne kadar son aşamada kişide çaresizlik, nefret ve kaçma gibi durumlar gözlense de aslında ilk aşamalarda bireyin iş temposu ile baş etmeye çalıştığı bilinmektedir. Bu baş etmeye çalışma evresinde, kişiler zamanla aynı işi yapmak için sürekli daha fazla enerji harcadıklarını anladıkları anda kişi işine karşı duyarsızlaşmaya başlıyor. Bu andan itibaren ise kişiler işlerinden kaçmaya başlamaktadırlar.
Sürekli iş değiştirme veya aynı kurum ya da kuruluşta sürekli farklı pozisyonlarda çalışma bu psikolojik problemi tetiklemektedir.

Bu sendromu yaşayan kişilere ilk önerilen, iş saatleri dışında kendilerini iyi hissettiren aktiviteleri yapmalarıdır. Özellikle spor yapmak vücutta mutluluk hormonlarının salgılanmasını hızlandırdığı için, önerilmektedir. Açık havada yapılan yürüyüş veya koşular, kişilerin vücutlarındaki stresi azaltarak, tükenmişlik sendromunu giderebilmektedir.

Öte yandan öğle arası gibi uzun molalarda, kişilerin bu vakitlerini çalıştığı binanın dışında geçirmeleri bir diğer öneridir. Farklı mekanlar ve farlı insanlar görerek bu arayı mümkün olabildiğince iyi geçirmek, tükenmişlik sendromundan uzaklaşmada etkili bir yöntemdir.


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.