Hamilelik Belirtileri: Hamile Olduğunuzu Öğrenebileceğiniz 20 Hamilelik Belirtisi

Hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, size özel hazırladığımız 20 erken hamilelik belirtisi hakkındaki ipuçları 

En erken hamilelik belirtilerinin en başında adet tarihinde gecikme vardır. Beklenilen adet kanması zamanında gelmediği için gebelikten şüphelenebilinir. Hamileliğin en erken tespitine yönelik 20 ipucu.

1. Adet Gecikmesi
– Hamileliğin en önemli habercisi adet gecikmesi olsa da bazı erken belirtiler adet gecikmesinden önce bile hamileliğe işaret edebilir. En erken hamilelik belirtilerinin en başında adet tarihinde gecikme vardır. Beklenilen adet kanaması beklenilen tarihte gelmediği zaman gebelikten şüphelenebilinir. Ancak her adet gecikmesi gebelik olduğu anlamını taşımaz. Kullanılan ilaçlar, iklim değişiklikleri, hormonal hastalıklar ve stres de adet gecikmesine neden olabilir. Unutulmaması gereken bu belirtilerin kadından kadına hatta hamilelikten hamileliğe değişiklik gösterdiğidir. Bazı kadınlar, hamileliğin daha geç dönemlerine kadar hiçbir belirti yaşamayabilir veya yaşadığı belirtileri adet dönemi öncesi belirtilerle karıştırabilir. Dolayısıyla aşağıdaki belirtileri yaşamıyor olmanız, hamile olmadığınız anlamına gelmez. Aynı şekilde bu belirtilerden bir veya daha fazlasına sahip olmanız da kesin olarak hamile olduğunuzu göstermez. Birçok anne adayı hamile olduğunu fark edene kadar doğum kontrol hapı kullanmaya devam ettiği için telaşlanır. Bu konuda yapılan araştırmalar panik yapmanıza gerek olmadığını gösteriyor. Hamile olup olmadığınızı anlamanın en kesin yolu elbette hamilelik testi yaptırmaktır. Erken belirtiler, özellikle adet gecikmesi ile birlikte, test yaptırmanız için size ipucu verebilir.

– Adet Görememe, Hamilelikte en belirgin ve kadınları test yaptırmaya iten belirti adet görmemektir. Ama her görülmeyen adet hamilelik kaynaklı değildir. Ayrıca her hamilelik ‘te adet kesilmeyebilir. Kadınlar gebelik sırasında kanamalarla karşılaşabilir. Eğer hamilelik şüphesi yoğun ise hemen doktorunuza kanamanın sorun çıkarıp çıkartmayacağını sorabilirsiniz. Örneğin: kanama ne zaman acil bir durumun işaretimidir? gibi. Birçok nedenden dolayı adet görmeyebilirsiniz. Aşırı kilo değişimi, hormonal problemler, halsizlik, stres veya tansiyon âdeti etkileyebilir. Bazı kadınlar doğum kontrol haplarını bırakınca da adet görmeyebilirler. Eğer âdetiniz geciktiyse ve hamile olma ihtimaliniz varsa, bir test yaptırmanız yerinde olur.

2. Göğüslerde Ağrı – Büyüme – Hassasiyet
Gebelik belirtileri içinde ilk görülendir. Bazen daha adet günü geçmeden şikâyete sebep olabilmektedir. Şişkinlik, gerginlik ve ağrı görülebilir. Bu bulgular adet öncesi gerginlik sendromunda da ortaya çıkabilecek belirtilerdir. Erken gebelik belirtilerinin en çok rastlanan belirtisi göğüslerde oluşan hassasiyettir. Göğüslerde şişlik, büyüme, karıncalanma ve hassasiyet görülebilir. Spor yaparken, oturup kalkarken, giyinip soyunurken hassasiyetin farkına varılır. Ancak göğüslerdeki hassasiyet adet olmaya yakın günlerde de adet belirtisi olarak karşımıza çıkabileceği için gebelik söz konusu olmayabilir.



– Özellikle gebeliğin erken dönemlerinde görülür. Meme uçlarında koyulaşmanın yanı sıra, göbek çevresi, koltuk altı gibi bölgelerde deri renginde koyulaşma, yüzde lekelerin oluşması.

– Göğüslerdeki değişiklikler de erken oluşan belirtilerin en yaygın olanlarındandır. Gebe kaldığınızda, vücudunuzdaki hormonlar hızlı bir değişim içine girer. Bu da göğüslerinizin bir kaç hafta içerisinde büyümesine, hassaslaşmasına ve gıdıklanma hissinin oluşmasına yol açar. Göğüs uçları etrafındaki alanın rengi koyulaşabilir. Göğüslerdeki değişikliklere neden olan tek şey gebelik değildir. Hamileliğe bağlı olmayan bir hormonal dengesizlik de bu değişikliklerin sorumlusu olabilir. Ayrıca değiştirilen doğum kontrol haplarının ve adet başlangıcının da bu etkileri gösterdiği görülmüştür. Eğer göğüslerdeki değişiklikler hamilelikten kaynaklanıyorsa, vücudunuzdaki yeni hormon dengesine alışmanız birkaç hafta sürebilir. Birkaç hafta sonrasında yeni durumunuza alıştığınızda eskisi kadar rahatsızlık hissetmediğinizi fark edeceksiniz.

Gebeliğin en erken belirtilerinden biri yükselen hormon seviyelerinden kaynaklı olarak göğüslerde oluşan acı, hassasiyet ve şişkinliktir. Bu acı regl dönemi öncesinde hissedilen hassasiyetten daha şiddetlidir. Bu durum ilk 3 haftalık dönemden sonra gözle görülür bir şekilde azalır.

Göğüslerde Hassasiyet, Göğüslerde Ağrı, gebeliğin göze çarpan en erken belirtilerinden bir tanesi de göğüsler şişkinlik veya göğüs büyümesi, hassas ve de bir dereceye kadar ağrıyan göğüslerdir. Bu belirtiyi uykuya dalmadan evvel sağa sola dönerken veya giyinirken, banyo yaparken hissedebilirsiniz. Hamile kaldığınızda vücudunuz süt üretimi için veya emzirme için kendisini hazırlamaya başlar. Buna ayrıyeten göğüslerde hassasiyet, şişme, göğüs uçlarında acıma veya ekstra hassasiyet. Bazı kadın adaylarımız göğüs uçlarında renk değişikliği de yaşarlar.




3. Yorgunluk
Hamilelik öncesine kıyasla çoğu kadın kendini daha yorgun hisseder. Bu, bir hamilelik hormonu olan Progesteron’un yükselmesi nedeninden kaynaklanır. Gebe kaldığınızda vücudunuzun iş yükü artar; metabolizmanız, hem sizi hem de bebeğinizin gelişimini destekleyebilmek için hızlanır. Dolayısıyla kendinizi normalde daha halsiz ve yorgun hissedebilirsiniz. Ayrıca gebelik döneminde progesteron adı verilen hormon daha fazla salgılanır ve bu hormon yatıştırıcı etkisi nedeniyle yorgunluğu artırır. Bu nedenle halsizlik, yorgunluk ve normalden fazla uyuma ihtiyacı gebeliğin en yaygın erken belirtileri arasındadır. Sabah yataktan çıkamama, akşam erkenden uyuma, Gün içinde sürekli ve aşırı yorulma gibi belirtiler erken gebelik belirtileri arasındadır. İklime bağlı değişikliklerde ve Depresyon da da bu belirti görülebilir. Eğer hamile olduğunuzdan eminseniz, yorgunluk belirtilerini dikkate alıp bol bol dinlenmeniz gereklidir. Gebelik kaynaklı olmayan bitkinlik stresten, fiziksel yorgunluktan, depresyondan veya herhangi bir hastalıktan kaynaklanıyor olabilir. örneğin Kan şekeri ve tansiyon düşüklüğü veya kan üretiminin artması da aynı hissi verebilir. Eğer yorgunluğunuz gebelikten kaynaklanıyorsa üstüne basa basa sizlere tavsiyemiz bol bol dinlenin ve protein ağırlıklı besinler tüketin.

Yorgunluk ve Halsizlik Hissini Yenebilme Yolları: İster ev hanımı olun, ister çalışıyor olun fırsat buldukça istirahat etmeye ve “kestirmeye” çalışın. Kendi kapasitenizi aşan veya yapmak istemediğiniz şeylere “hayır” demeye özen gösterin. İş koliklik hamilelik döneminin kalitesiz geçmesine önemli katkılarda bulunur. Daha fazla çalışmanızın size getireceklerini ve sizden götürdüklerini tartın ve bunu yaparken bebeğinizi de hesaba katın. Düzenli egzersizlere veya en azından günlük yürüyüşlere devam edin. Beslenmenize özen göstermeyi sürdürün. Aşırı karbonhidratlı ve yağlı yiyecekler sizin aşırı kilo almanıza neden olabileceği gibi sindirim sisteminizin fazladan çalışmasına neden olarak sizi yorar. Ruhsal stresten uzak durun. Gebelik dönemi ve bebeklerle ilgili olumsuzluk çağrıştıran yayınlardan, yazılardan ve kişilerden uzak durun.

– Uyku Saatlerini iyi Düzenleyin: Uyku hamileliğinizin kaliteli geçmesi açısından önemlidir. İlk haftalarda uykuya eğilim artarken sonrasında uykusuzluk sorunu yaşamaya başlayabilirsiniz. Uykusuzluk sorunu genelde son haftalarda belirgin olmasına karşın gebeliğin her döneminde sizi gündüzleri bitkin duruma getirebilir.

– Rahat Bir Uyku Uyuma Önerilerimiz: Her gün içerisinde mümkün olduğunca aynı saatlerde yatın ve sabah aynı saatlerde kalkın. Bu, santral sinir sisteminizi eğitecektir. Gece yatmadan birkaç saat önce sıvı almamaya özen gösterin. Bu, geceleyin tuvalet ihtiyacı nedeniyle uyanmanıza engel olacaktır. Akşam kafein içerikli içecekler tüketmeyin. Kafein en iyi uyku açıcılardan biridir. Gece yatmadan önce doktorunuzun önerdiği egzersizleri uygulayın. Egzersiz kaslardan kana laktik asit geçmesini sağlar ve bu madde uykuya dalmanıza yardımcı olur. Oda sıcaklığınızı 21 dereceye ayarlayın. Aşırı sıcak veya aşırı soğuk bir oda uyumanızı engeller. Mide ekşimesi sorununuz varsa birkaç yastık birden kullanın. Mümkün olduğunca sol yanınıza yatarak uykuya dalmaya çalışın. Bu önlem nefes darlığı sorununuza çare olabilir. Yatmadan önce ılık duş almak, ılık süt içmek bazı anne adaylarında uykuya dalmayı kolaylaştırabilir. Uykusuzluk sorununuz belirginse ve sürekli bir yandan diğer yana dönüyorsanız yatağınızı değiştirmeyi ve hatta yalnız uyumayı deneyin. Eşiniz buna mutlaka anlayış gösterecektir. Son olarak Yorgunluk durumu genellikle gebeliğin 20. haftadan sonra etkisini yitirir.

4. Sık idrara Çıkma
– Sık tuvalete çıkma, Diğer bir önemli belirti de tuvalete çıkma sıklığında oluşan artıştır. İş arkadaşlarınızın veya çevrenizdeki kimselerin gözüne de çarpacak kadar artabilir bu sıklık. Bunu ifade etmek istemezdik ama bu durum bazen dokuz ay boyunca devam edebiliyor. Erken Gebelik belirtileri idrarınız koyu veya idrarınız koyu Sarı ise sizde Gebelik Belirtileri olabilir.

– Gebeliğin oluşmasından bir hafta sonra bile sık tuvalete çıktığınızı fark edebilirsiniz. Geceleri normalinden daha çok uyanıp idrara çıkmaya başlayabilirsiniz. Bazı anne adaylarında kabızlık da görülebilir.




– Mesanede duyarlılık artışı hamileliğin ilk başlangıcında büyüyen uterus mesaneye baskı yapar duyarlılığı arttırır. Sık idrara çıkılır. Bu belirti gebeliğin 2. trimester döneminde azalır. 3. trimester zamanı fetal baş pelvise inince yeniden başlar.

– Hamilelikte rahminizde büyüme görülür bu da idrar torbasına baskı yapar. Bunun sonucunda sık idrara çıkılır. Ayaklarınızı üşütmüşseniz, sistit olmuşsanız ya da çok fazla sıvı tükettiyseniz de idrara sık çıkabilirsiniz.

– Birçok kadın, hamilelikten dolayı sık idrara çıkmakta. Fakat çok sık idrara çıkmanın başka nedenleri de olabilir. İdrar yolu iltihapları, şeker hastalığı, aşırı idrar sökücü kullanımı, vd. Eğer gebeyseniz sık idrara çıkmanızın nedeni hormon seviyelerinizin yükselmesidir.

Gebelikte sık idrara çıkma önemli belirtidir. WC çıkma sıklığında oluşan artıştır. Aileniz veya çevrenizdeki kimselerin gözüne de çarpacak kadar artabilir. Bu sıklık bazen dokuz ay boyunca devam edebiliyor.

– Sürekli tuvalete çıkmak ilk hamilelik belirtileri arasında yer alırken, bazı anne adayları için bu süreç 9 ay boyunca da devam edebilir.

– Çok sık idrara çıkma şikâyeti buna pollaküri denir. Hamile olmayan kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu veya diyabet gibi bir hastalık olduğunu düşündürür ancak hamilelerde bu şikayet genel olarak normal kabul edilir. Gebelikte özellikle ilk 3 ayda ve son 3 ayda rahmin idrar torbasına bası yapması nedeniyle sık idrara çıkma şikâyeti çok yaygın görülür. idrar yaparken yanma, ateş, genel durumda bozulma, aşırı halsizlik gibi belirtiler yoksa rahmin basısına bağlı normal bir durum olarak değerlendirilir, eğer bu kötü belirtiler varsa idrar yolu enfeksiyonu, sistit gibi bir patolojiden şüphelenilir. İdrar yolu enfeksiyonu varsa bunu araştırmaya yönelik idrar ve bazen kan tahlilleri yapılır gerekli görülürse antibiyotik tedavisi verilir. Herhangi bir enfeksiyon şüphesi yoksa hamilelikte rahmin basınına bağlı sık idrara çıkma olduğu düşünülüyorsa buna yönelik herhangi bir ilaç tedavisi verilmez, bunu düzeltecek bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak anne adayının özellikle gece çok idrara çıkmaktan şikâyetçiyse akşam geç saatlerinde fazla sıvı almaması ve çay kahve fazla tüketmemesi önerilir. Gündüz sıvı alımını kısıtlanması önerilmez çünkü gebelikte bol sıvı almak gereklidir ayrıca sıvı alımını azaltmak gebelikte idrar yolu enfeksiyonu gelişmesini kolaylaştırır. Gebelikte idrar yaparken öne doğru eğilerek idrar torbasının daha fazla boşalmasını sağlayabilirsiniz.

5. Mide Bulantısı – Yanması – Ekşimesi
– Mide Ekşimesi, Kabızlık, Bu sorunun nedeni uterusun şişmeye başlayıp mideye baskı yapmasıdır. Aynı zamanda vücudunuzda artan hormon seviyeleri de hazmı yavaşlatabilir. Bu aşamada doktor gözetiminde ek vitaminler almanız gelişmekte olan bebeğiniz için faydalı olabilmektedir. Yine kısa aralıklara sıklıkla yiyecek yemeniz de bu problemlerin azalmasına katkıda bulunabilir.

– Çoğu kadın için hamileliğin ilk belirtilerinden biri mide bulantısı ve kusmadır. Hormon seviyelerinin değişmesi nedeniyle oluşan bu durum ‘sabah bulantıları’ olarak bilinmesine rağmen günün herhangi bir saatinde oluşabilir. Bazı anne adayları kokulara karşı aşırı hassasiyet yaşarlar. Önceden rahatsız olmadığınız bir koku, midenizin bulanmasına neden olabilir.

– Mide yanması Nedeni, mide asidinin mideden yemek borusuna geçmesi ve burayı tahriş etmesiyle meydana gelir. Gebeliğe bağlı genel düz kas gevşemesinin mide-yemek borusu arasındaki sfinkteri “kapağı” zayıflatması temel nedendir. Özellikle gebeliğin son dönemlerinde büyüyen rahimin mideye baskı yapması da yakınmaları artırır. Yatar durumda şikâyetler daha belirgin hale gelir.

Tavsiyemiz: İlaç tedavisine geçmeden önce sizin yapabilecekleriniz, midenizi fazla doldurmamaya özen göstermek, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak, yemekten sonra en az bir saat uzanmamak ve yatar konumdayken başınızı ve göğüs kafesinizi mide seviyesinden yukarıda tutmak için ek yastık kullanmaktır.

– Hamileliğin erken dönemlerinde hissedilen belirtilerden biri de mide bulantısıdır. Genellikle hamileliğin ilk haftasında görülerek, beklenmedik, aşırı mide bulantısıyla beraber bir anda kusma durumu söz konusu olabilir.





– Mide bulantısı kaçıncı haftada başlar, Genellikle 6 ile 12. haftalarda ve daha çok sabahları, bazen öğleden sonra ya da tüm gün de hissedilebilir. Sebebi ise 3. aydan sonra tekrar düşmeye başlayan gebelik hormonu olan HCG’nin kan seviyesinin yükselmesidir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, bulantıdan şikâyetçi olan kadınların gebeliği daha nadir olarak düşükle sonuçlanıyor. Aşırı bulantı yaşayan gebelere bu bir teselli olabilir belki

– Hamilelikte Sabah Bulantıları Östrojen hormonunun artması, midenizin boşalmasını yavaşlatabilir. Bu da başka bir hamilelik belirtisi olan sabah bulantılarını ortaya çıkarır. Her ne kadar bazı kadınlarda sabah bulantıları oluşmasa da hamilelik dönemindeki kadınların birçoğunda günün her saatinde mide bulantısı oluşmaktadır.

– Sabah bulantısı (Hafif bulantıdan susuz kalmaya yol açabilecek ciddi kusmalara kadar herşey) Mide bulantısı kaçıncı haftada başlar, Gebelik başlangıcından 2 – 12 . haftaları Arasında başlar. Nedeni; Sabah bulantıları, yüksek seviyedeki progesteron ve hCG “human chorionic gonadotropin” ile bağlantılıdır. Sabah bulantıları, kan şekerinizin en düşük olduğu zaman sabahları daha kötü olma eğilimindedir; fakat hayatı günün herhangi bir zamanında sefil yapabilir. Diğer olması ihtimal Nedenleri; Nezle, kan zehirlenmesi ve diğer hastalıklar.

– Bulantı ve kusma: Hamileliğin ilk haftasından itibaren görülmeye başlayan tipik hamilelik belirtisidir. Gebelerin pek çoğu, gebelik başlangıcında ilk haftalarda sabahları bulantıdan şikâyetçi olurlar. Bulantının sabah hasta uyandığında görülmesi günün ilerleyen saatleri içinde azalarak kaybolması, gebeliğin tipik erken belirtilerindendir. Bazı kadınlarda bulantı dışında kusma veya kusacakmış gibi olma yakınmaları sıktır. Kusma bulantının adet kanaması gecikmesiyle beraber görüldüğü vakalar ilk önce gebeliği düşündürür.

6. Baş Dönmesi – Bayılma

Erken gebelik belirtileri baş dönmesi hissi veya baş dönmesiyle birlikte bayılmadır. Bir müddet ayakta durduktan hemen ardından, market alışverişinde kuyrukta beklerken, oturup da ansızın ayağa kalktığınızda baş dönmesi yaşayabilirsiniz. Bu durum uterusun şişip bacaklarınızdaki damarlara baskı yapmasından kaynaklı olarak tansiyon düşmesi neticesi ortaya çıkan bir durumdur.

– Gebelik kan damarlarının genişlemesine neden olduğu için tansiyonunuz düşebilir. Uzun süre ayakta durmanız gerektiğinde veya bir süre oturduktan sonra aniden ayağa kalktığınızda baş dönmesi yaşaya bilirsiniz.

– Hamilelikte baş dönmesi yorgunluk ve bulantının yanında kan basıncının ani düşmesi ile meydana gelen baş dönmesi de olabilir. Mesela ani kalkma ile… Gebelikte uykusuzluk gibi şikâyetler artabilir. Kan dolaşımını uyarmak için kendinizi yormadan hareket ve spor yapın. Hareket ve spor yapmak için ilk önce doktorunuza bu konuda mutlaka danışın

– Hamileliğin ilk haftalarında anne adaylarında baş dönmesine çok sık rastlansa da yapılan araştırmaların sonucunda birçok kadın bu belirtiyi hiç yaşamadan hamilelik geçiriyor. Hamilelikte baş dönmesi yaşanmasının sebebi, rahmin yaptığı baskı sonucu yeterli miktarda kan pompalamamasından kaynaklıdır.

– Gebelikte Damarların genişlemesi, düşük tansiyon ve şekerden dolayı bayılma hissi oluşabilir. Bazı kadınlar bayılma hissinden dolayı doktora gidene kadar hamile olduklarının farkına varamayabiliyor.

7. İştahsızlık – İştah Artması
– Gebeliğin diğer bir işareti de kadın adaylarımızın iştahında oluşan açılmadır. Aşerme durumu da oluşup mevsimsiz meyve veya sebzeleri yiyecek isteyebilirler. Diğer taraftan bunun tersi olarak bazı kadın adaylarımız da çok sevdiği yiyeceklere karşı tiksinme ve iğrenme yaşayabilirler.

– Gebelikte iştahın artması genel olarak anne adayının yaşadığı bir diğer erken belirtidir. Sürekli aç olduğunuzu hissedebilir veya bazı yiyecekleri aşere de bilirsiniz. Örneğin, mevsiminde olmayan bir meyve veya sebzeyi çok canınız çekebilir. Bazı hamileler ise tam tersi bir durum yaşayabilir; önceden sevdiğiniz yiyeceklerden tiksinmeye veya iğrenmeye başlayabilirsiniz.

Gebelik belirtilerinde iştah açılması veya bazı anne adaylarında yiyeceklerden tiksinme gibi durumlar söz konusu olabilir. Aşerme dönemine geçilmesiyle, mevsimsiz yiyecek isteme başlayabilir ya da normal zamanda tüketmekten keyif aldığı yiyeceklerden tiksinebilir.

– Hamileliğin başka bir Belirtileri ise iştah artması ya da yiyeceklere karşı oluşan tiksinme hissidir. Bu durum halk arasında aş erme olarak adlandırılır. Bazen mevsimi olmayan yiyeceklere karşı aşırı istek duyulabilir. Ayrıca daha önce çok sevilerek tüketilen yiyeceklere karşı da tiksinti söz konusu olabilir.

8. Kendini Hamile Hissetmek

Kendinizi hamile gebe hissetmek, bu erken belirti belki de şu an bu yazıyı okuyor olmanızın da bir nedeni olabilmektedir. Pek çok kadın adayı hamile olup olmadığına dair bir önseziye sahip olur ve önsezinin sıklıkla doğru çıktığı ispatlanmıştır. Ansızın bire kendinizi çeşitli hissetmeye başlamış olabilirsiniz, örneğin kendinizi daha yorgun hissediyor olabilir veya zaman zaman iç bulantıları, hafif baş dönmeleri veya stres, aşırı duygu değişimleri yaşıyor olabilirsiniz. Bunların yanı sıra kabızlık şikâyetiniz olabilmektedir veya tuvalete eskisine göre daha sık çıkıyor olabilirsiniz. Bunlar da muhtemel bir gebeliğin habercisi olabilirler.





9. Ruh Hali

– Hamilelikte vücudunuzda oluşan hormonsal değişimlere bağlı olarak ruh halinizde de bazı farklılıklar oluşabilir. Bir anda sinirlenebilir veya strese girebilirsiniz. Bir an kahkahalar atarken hemen ardından duygulanıp ağlayabilir veya aşırı heyecanlanma yaşayabilirsiniz. Bütün bunlar oldukça normaldir ve muhtemel gebelik belirtileridir.

– Gebelikte vücudunuzda oluşan hormonal değişimler ruh halinizde ani değişikliklere yol açabilir. Daha kolay sinirlendiğinizi veya daha stresli olduğunuzu hissedebilirsiniz. Bir an çok gülerken hemen ardından ağlamak isteyebilirsiniz. Duygusal dalgalanmalar da oldukça yaygın görülen hamilelik işaretleridir.

– Hamilelikte ruh halinizi de etkileyen gebelik sürecinde hormonların değişimi sebebiyle gülerken birden ağlayabilir, durduk yere heyecanlanabilir ya da kahkahalar atabilirsiniz.

– Gebelikte anne adaylarının en çok şikâyet ettiği belirtiler arasında yer alır. Gebelik döneminde yine hormonların verdiği ruhsal tepkiler, anne adaylarında sinirlilik ve aşırı duygusallık yaşamalarına sebep olur. Daha önce sinirlenilmeyen veya ağlayacak kadar önemli olmayan ufak durumlarda, anne adayı şaşırtılacak kadar şiddetli ruhsal sorunları büyütebilir. Öyle ki; komedi filmlerdeki ufak ayrıntılara bile takılarak saatlerce ağlayan anne adayları görülebilir. Bu ruhsal tepkimeler doğum sonrasındaki birkaç ay içinde hormonların eski haline gelmesiyle düzelecektir. Fakat loğusalık halinden sonraki haftalarda da bu gibi depresif belirtiler gözlenirse, kişi mutlaka uzman bir psikiyatriste görünmelidir.

– Hormonlarda değişim olduğu için anne adayının duygu durumlarında da değişme görülür. Aşırı hassasiyet, kolaylıkla ağlayabilme, sinirlenme gibi belirtiler olabilir. Bazı kişiler gebeliğe ne kadar hazır olduklarını düşünseler de hormonların vermiş olduğu etkileşim yüzünden aşırı asabiyet gösterebilirler.

– Gebelikte ruh halinin ani değişimleri hamileliğin ilk 3 ayında sık sık olabilmekte. Bu da hormon kaynaklı bir semptomdur.

10. Vücut ısısı Yükselmesi

Vücutta oluşan ısı artışın da gebeliğin önemli belirtilerinden bir tanesidir. Hafif ateşleniyor gibi hissedebilirsiniz ve soğuk algınlığı olduğunu düşünebilirsiniz. Bu yüzden hamile kalma sürecinde iseniz beden ısınızda oluşan artışları takip edebilirsiniz. Uzun müddet devam eden aşırı ateşlenme gibi durumlarda doktorunuza başvurmanızı öneririz.

11. Gebelik Belirtilerinden Karın Şişkinlik

Hamilelik gebelik belirtileri karında şişkinliği, hamileliğin ilk haftalarında, gebelik nedeniyle karındaki şişlik sizlere yakın adet döngüsünün habercisi gibi gelebilir ve hamileliğin ilk haftalarında rahim hâlâ oldukça ufak olduğundan elbiselerinizin sizlere her zamanki gibi rahat gelmesi ve bu sebeple de aklınıza bir gebelik olasılığı getirmemesi normaldir.




12. Kanama

– Hamileliğin 10 haftalık dönemi kanamanın nispeten sık meydana geldiği bir süreçtir. Bebeğini sağlıklı doğurmuş annelere sorduğumuzda yaklaşık % 25 ‘i az veya çok miktarda kanamalı bir dönem geçirdiğini söylemektedirler. Bebeğiniz henüz ana rahmine düştüğü ve anne adayında adet gecikmesi bile olmayan bir dönemde lekelenme tarzında oluşan kanamalar rahim içine yerleşme esnasında rahimdeki yerleşme alanında kılcal bir damar çatlaması sonucu oluşan kanamalardır. Bunu adet gecikmesi gebelik takip ettiğinizde bunu gebelik teşhisi olur.

– Hamilelikte bazı kadınlar için gebeliğin en erken belirtileri çok hafif vajinal kanamadır. Döllenmenin ardından yaklaşık 9 ila 19 gün sonra oluşan ve kısa süren bu kanamaya yerleşme kanaması da deniliyor. Gebelikte döllenmiş yumurta rahim duvarına yerleşmesi sonucu oluşur. Yerleşme kanaması çoğunlukla adet dönemine denk geldiği için adet kanamasıyla karıştırılabilir ancak adet dönemi kanamasına kıyasla çok daha hafif ve beneklenme şeklinde, adet döngüsündeki değişim veya düzensizliklerin çeşitli sağlık sorunlarına işaret edebileceğini unutmayın.

Gebelikte bu belirti muhtemelen en kesin belirtidir. Bazı anne adayları adet dönemlerinde oldukça açık renkte bir kanama yaşayabilirler, bu normal adet süreci gibi değildir ve muhtemel gebeliğin bir habercisi olabilir.

– Gebeliğin herhangi bir sürecinde yaşanan vajinal kanama dikkat edilmesi gereken bir husustur. Hamileliğin 4 – 6. haftasında lekelenme ise beklenen bir belirtidir. Lekelenme (çok hafif kanama, reglin son günündeki gibi) yumurtanın yerleşmesi, cinsel birliktelik, düşük, dış gebelik ya da enfeksiyon sebebiyle yaşanabilir. Lekelenmenin birçok farklı sebebi olmasından dolayı lekelenme yaşadığınızda doktorunuza danışın. Hamileliğin 6. – 10.haftasında vajinal kanama yaşamanız durumunda doktorunuz ile irtibata geçmeniz tavsiye edilir. Doktorunuz fizik muayene, ultrason ve kan testi ile kanamanın neden gerçekleştiğini değerlendirecektir. Lekelenme genelde normal bir belirti olup endişe verici bir durum değildir fakat sonradan üzülmektense, öncesinde doktorunuzla irtibata geçmeniz iyi olacaktır. Hamile kadınların birçoğu 6. haftada kanama ya da lekelenme yaşar. Bunlardan yarısı sonrasında düşük yaşar. Eğer ultrasonda bebeğinizin kalbi normal atıyorsa, gebeliğiniz muhtemelen sağlıklı bir şekilde devam ediyor anlamına gelir. Eğer kanamanız şiddetliyse ve herhangi bir ağrı şikâyetiniz varsa fakat doktorunuza ulaşamadıysanız direkt Acil Servis’e gidin.

– Hamileliğin erken dönemlerinde hiçbir değişiklik hissetmediğiniz için üzüntü duyuyor olabilirsiniz. Kadınların, bulantı ve kusmaları olmadığı için bir takım şeylerin yanlış gittiği düşüncesine kapıla bildiklerini fakat anne adayının kendisini iyi hissetmesi halinde korkulacak bir şeyin olmadığına işaret ediyor. Yine bazı kadınlarda bu dönem içinde kanama veya lekelenme görülebilir. Gebelerde genellikle bu kanamanın nedeni çok açık olmamakla birlikte, uterus duvarından plasental tutunmanın kaybedilmesi ile meydana gelebilmektedir. Kanama her zaman ciddi bir problem demek değildir ve bu tip kanamaların birlikte olduğu birçok gebelik daha ileri problemlere neden olmadan sürebilmektedir. Bununla birlikte gebelikteki her türlü kanama dikkatli inceleme gerektirir. Özellikle düşük tehdidi açısından ve nadiren de olsa dış gebelik yönünden değerlendirilir.

13. Kasıklarda Ağrı – Şişlik –Sertleşme – Batma

Erken gebelik belirtilerinden biride kasıklarda ağrı, şişlik ve sertleşmedir. Şüpheleriniz varsa, mutlaka gebelik testi yapmalısınız. Doğum kontrolü olmadan yapılan ilişkiler sonrası bayanların gebe olduklarından en çok şüphelerden bir diğer belirti de kasık ağrılarıdır. Ani hareketler yaptığınızda, bu süreçte keskin ve tek taraflı kasık ağrıları meydana gelebilir. Bu ağrılar, genellikle rahmi yerinde tutan bağların gerilmesi ile meydana gelir. Hamile anne adaylarının büyük bir kısmı kasık veya kramp ağrıları görülmektedir. Tıpkı koku hassasiyeti, mide bulantısı kadar yaygın bir hamilelik belirtisi olan kasık ağrıları görülmediği durumlarda bile, hamile olduğunuzu anladığınız günden itibaren ağır ve ani hareketlerden uzak durmalısınız. Gebelik belirtileri arasında artan vücut ısısı, vajinada renk değişikliği, tansiyon düşmesi, fazla uyuma isteği gibi belirtiler de vardır ancak bu belirtiler, hamilelik olmadan da görülebileceğinden, en yaygın belirtiler adet gecikmesi, koku hassasiyeti, kusma ve durup dururken başlayan kasık ağrılarıdır.





– Hamile kalınmasından itibaren birkaç gün içerisinde döllenmiş yumurta rahim duvarına tutunur. Gebeliğin ilk belirtilerinden olan beneklenme ve kas kasılmalarının oluşmasına neden olur. Beneklenme ve kas kasılmaları yumurta döllendikten sonraki 5 – 12 gün içerisinde vücudun her yerinde gerçekleşebilir. Kas kasılmaları adet döneminde meydana gelen kramplarla, vajinal kanama da âdetin başlangıcı ile kolayca karıştırılabilir. Adet başlangıcı, adet düzeninde değişiklik, kullanılan doğum kontrol hapının değiştirilmesi, enfeksiyon veya cinsel ilişki kökenli aşınma gibi daha farklı durumlar da bu belirtilere neden olabilir. Gebeliğin ilk belirtisi, beklenen adet günün gecikmesi olarak gösterilebilir. Bununla beraber, hamile olduğunuzu gösteren bazı diğer belirtiler de bulunmaktadır. Ancak bunların hiç biri, hamile olduğunuzu anlamanız için yeterli değildir.

– Gebelik sürecinde gebe kadınlarda sık sık görülen şikâyet kasık ağrıları, hamileliğin ilk haftasında başlayan ve doğuma kadar hiç bitmeyen bu şikayet bazen göz ardı edilebilecek bazen ise mutlaka takip edilmesi şart olan bir durumdur. Gebe kalmak isteyen kadınlar hamile olup olmadığını hamileliğin ilk belirtilerinden olan kasık, bel ve karın ağrılarından anlayabilirler. Yani daha Hamileliğin en başında meydana gelen bu ağrılar normaldir. Genelde hamile kadında da görülebilir. Gebeliğin ilk haftalarında hissedilen bu ağrılar, fetusun rahme yerleşmesi sırasında kadının vücudunda meydana gelen bu değişikliğe adapte olma sürecidir. Bu süreçte rahmin büyümesiyle rahmi tutan bağ dokular genişleyip uzamaktadır. Gebeliğin başındaki bu tür hafif kasılma ve kramp, şişme gibi ağrılar normaldir. Rahim büyüyen fetusa adapte olmak için kendini yeniliyordur.

– Hamilelikte Kasık ağrıları ani hareketlerle birlikte çoğu kez tek taraflı olan keskin ağrılar olabilir. Bu ağrıların sebebi rahmi yerinde tutan bağların gerilmesidir. Bu ağrıların zararı olmamasına rağmen ani hareketlerden kaçınmak gerekir.

14. Aşermek

Hamilelikte Aşerme: Erken hamileliğin normal belirtilerinden olan aşerme normal gıda maddelerinin dışında başka maddelere karşı da gelişebilir. Bunlar , turşu, kil, kiremit tozu, toprak, limon tuzu, nişasta, un, kabartma tozu, ve buna benzer gıda maddeleri olabilir. Bu isteklere bulantı ve kusma eşlik edebilir. Hamilelikte bir besin maddesini yeme ihtiyacı hisseden ya da besin dışında bir maddeyi yeme ihtiyacı hisseden gebe kadınların bu durumu doktoruna bildirmesi gerekir. Bu durum beslenme bozukluğunun ya da kansızlığın belirtisi olabilir.

Hamilelikte Aşerme Belirtileri Ne Zaman Başlar: Gebelikte belirtiler genellikle hamileliğin ilk üç ayında görülebilir. 5 -14 haftalarda görülen aşerme, bulantı ve kusma gibi klinik belirtiler verir. Bu belirtiler kişinin bünyesine ve beslenme şekline göre farklılık gösterebilir. Aşerme belirtileri genellikle 4 – 5. aydan itibaren kesilmeye başlar. Çok nadir olarak 6. aya kadar uzayabilir. Aşermek bir sorun olarak algılanmamalıdır. Bu durum bebeği koruyacak olan fizyolojik bir kalkandır. Araştırmalar normal koşullarda devam eden aşermenin, bebek için faydalı olduğunu göstermiştir. Yoğun yaşandığında, vücutta vitamin, tuz ve sıvıların eksilmesine dengelerin bozulmasına yol açabilir. Bu nedenle tedavi edilmesi gerekir.

Aşermeye Neden Olur: Gebelikte aşerme kesin olarak sebebi bilinmeyen fakat hamilelik döneminde oluşan hormonal değişimlerin ya da kan şekeri seviyelerinde olan değişimlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Hamileliğin başında yükselmeye başlayan ve anne ile bebek arasında alışveriş aracı olan plasentadan salgılanan östrojen hormonu, anne adayının koku alma hassasiyetini arttırmaktadır. Östrojeni fazla salgılayan anne adayları daha iyi koku alırlar. Progesteron ve östrojen hormonları beyin sapında bulunan kemoreseptörleri aktif eden bölgenin hassasiyetini arttırıp, kandaki az miktardaki toksinlerin belirlenmesini sağlar. Beyin bu toksinleri algıladığında, kusma ve bulantı duygusu harekete geçirilir. Araştırmalar bazı bakterilerin bu bulantılara ve kusmaya neden olduğunu belirlemiştir. Anne adayı gebeliği süresince belirli gıdalara karşı istek ya da tiksinti duyarak, aşerme dönemini geçirir. Yaşanan bu belirtiler anne adayının ve bebeğin sağlıklı olup olmadığı hakkında bilgiler vermektedir. Bu yüzden aşırı derecede yaşanan gebelikte aşerme mutlaka takip edilmeli, altta yatabilecek etkenler tespit edilmelidir. Hamileliğin ilk üç ayında yaşanan aşerme bir hastalık olarak düşünülmemeli ve gereken araştırmalar yapılmalıdır. Bağışıklık sisteminin baskı altında olduğu dönemde anne adayını ve bebeği dış etkenlerden koruyan, beyindeki tat ve koku alma reseptörlerini harekete geçiren aşerme dönemi, annenin hassas olduğu bir dönemdir. Bu dönem atlatıldıktan sonra, bağışıklık sistemi üzerindeki baskı kalkacak ve bebeğin organlarının gelişimi büyük oranda tamamlanacak ve aşerme etkileri yok olacaktır. Anne adayı olması gereken beslenme düzenine geri dönecektir.

15. Tuhaf Hareketler

Eşiniz, hamileliğinin ilk dönemlerinde sizlere biraz garip gelebilecek, belli başlı fevri hareketlerde bulunabilir. Özellikle hamileliğin ilk dönemlerinde boy veren bu hareketler, gün geçtikçe azalacak ve aşermeye yönelecektir ancak ilk aylar, kesinlikle erkek eş için zorlu günlerin beklendiği aylar olarak bilinmektedir. Pek çok eş, bu konuda anlayışlı olsa da; herkesin aynı olmadığını söylememiz de mümkün. Bir eşin yapabileceği en doğru hareket olan, eşini sahiplenme ve bebeğini taşıdığı için anlayışlı olma hareketini; tüm eşlerin gerçekleştirmesi dileğiyle. Bugün sizlerle bu 5 tuhaf hissiyat ve hareketi inceleyeceğiz.

Duygusallık: Duygusallık ve akabinde aniden çöken hüzün, eşinizin ani bir biçimde duygu değiştirmesine ve hatta gülerken ağlamasına dahi sebep olabilir. Korkmayınız, bu olağan bir süreçtir ve eşinizin duygu bozuklukları ilk aylarda fazlaca oluşacaktır. Bu durumun oluşması halinde, eşinizin yanında olmanız ve onunla konuşmanız, ona iyi gelebilecek en doğru tedavi adımıdır.

Fevrileşme, Kabalaşma: Fevri ve kaba hareketler, eşinizin ansızın sinirlenmesi yahut ağrılarının acısını sizden çıkarması anlamına gelebilmektedir. Bu kaba hareketlerin nedenini öğrenmeniz sizin için en doğru yol olsa da, bunu öğrenmeden önce, eşinize karşı anlayışlı olmanız; birinci adımdır.

Haddinden Fazla Yeme & İçme: Bu, tuhaf bir hareketten çok olağan bir hareket olsa da pek çok erkek, eşinin bu denli fazla yemesine şaşırabilir. Şaşırmayın, o artık iki canlı bir kadın ve sizinle beraber yaratacağı mucizesini, iyi beslemek zorunda. Bu sebepten, çok yemek zorundadır. Bu durumun özellikle erkeklerin gözünde, kadınlarının imajını zedelememesi adına; kadınların yemeye çekindikleri de bilinen durumlardandır; kadınlarınızın çekinmesine izin vermeniz halinde, hem eşinizin hem bebeğinizin sağlığı kötüye seyredebilir; bu sebepten, onları utandırmayın.

Ani Sinir Krizleri: Pek çok hamilelik döneminde görülebilecek tartışma sonrası ani sinir krizleri, eşinizin gayet sinirli olabileceğini de anlayabileceğiniz nadir durumlardır. Nadir durumlardır çünkü anlayışlı bir eşseniz bu durum, epey az görülür. Ancak, tartışma halinde ve akabinde biriken şeylerin patlaması sonucunda eşiniz, hamilelik döneminde ani sinir krizleri geçirebilir. Bunu, eşinize bebeğinizin ve kendisinin sağlığı için olabildiğince yaşatmamanızı temenni ediyoruz.

Tembellik: Özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde eşinizin haddinden fazla tembel ve üşengeç olduğu, gözlemlenebilir. Bu durum tamamı ile bebeğin ağırlığı ve kadının aylardır karnında taşıdığı mucize ile ilgilidir. Bu sebepten, ona yardımcı olmanız ve her zamankinden daha fazla anlayış göstermeniz, yapılabilecek en doğru hareketlerden biri olacaktır.

16. Akıntının Rengi

Hamileliğin En Temel Belirtilerinden Biri Akıntıdır, Akıntı hemen her kadında görülebilen bir durum olmasına karşın hamileliğin de en belirgin işaretlerinden biridir. Ancak bazı hanımlar akıntısının fazla olmasından şikâyet ederken bazılarında daha az görülebilir. Kadınların hormonlarındaki değişikliklerden kaynaklanan akıntı aynı zamanda gebeliğin oluşmaya başladığını da göstermektedir. Gerçekleşen döllenme sonrası yumurta kendine bir yer edinmeye çalışırken bu yeri rahim duvarı olarak belirler. Rahim duvarına yerleşmeye çalışırken her hareketi sonrası rahim içinde zedelenmelere sebep olur. Bu da rahim içi sıvısından kaynaklanan akıntıları meydana getirir.

Hal böyleyken de akıntının dışarı atılması sırasında hamilelik oluşmuş ve akıntı da bunun en temel belirtilerinden biri olmuştur. Bu akıntıları daha önce hiç yaşamamış hamilelik öncesi de hiç akıntınız olmamış olabilir. Fakat başlayan hamilelikle birlikte östrojen salgısı artacağınız çamaşırınız temiz kalması açısından günlük ped bile kullanma ihtiyacı duyabilirsiniz. Bu akıntının rengi genelde açık renk olur ve oldukça koyu kıvamlıdır.

Akıntının Kanamalı Şekilde Gelmesi Ne Anlama Gelir? : Hamileliğe bağlı olarak gelişen ve hamileliğin en temel belirtilerinden biri olan akıntının bazen görüntüsü değişebilir. Nasıl mı? Mesela akıntınızda kan görürseniz ya da belirgin şekilde çamaşırınıza ya da pedinize kan geldiyse o zaman bir sorun olma ihtimali oldukça yüksektir. Bu yumurtanın rahminize tutunamadığı ya da rahim duvarına yeterince sağlam şekilde yapışamadığı anlamına gelir. Bu da tehlikeli olasılıkların gerçekleşebileceği anlamına gelir. Derhal doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Her Akıntı Hamilelik Belirtisi midir? : Evet, hamileliğin en temel ve en net bilinen belirtilerinin başında vajinal akıntı gelir. Fakat her akıntının hamilelik belirtisi olup olmadığından emin olmak için ya ilk etapta bir test yapmalısınız ya da hemen doktorunuzla paylaşarak onun gerekli testleri yapmasını beklemelisiniz. Yani bu şu demek oluyor, kendi teşhisinizi kendiniz koymamalısınız. Çünkü akıntılar bazen vajinal iltihapların, enfeksiyonların da habercisi olabiliyor. Özellikle yumurtalıklardaki iltihaplar yine akıntılarla kendini gösterebilir. Kısacası her durumda doktorunuza başvurmalı ve birinci ağızdan en sağlıklı bilgiyi almalısınız. Böylece hamile olsanız da olmasanız da sonucu en doğru kişiden öğrenmiş olursunuz.





17. Cinsel İstek

Cinsellik çiftler arasındaki en önemli ve de en hassas durumdur. Tabi bu cinselliğin sekteye uğradığı bazı dönemler olabilir. Bu hem kadın hem de erkek tarafından kaynaklanabileceği gibi gebelik döneminde özellikle kadın tarafında yaşanan hem hormonal hem de fiziksel değişiklikler yüzünden sık yaşanabilir. Peki, hamilelik belirtisi cinsel istek durumunda bir artış ya da azalmaya sebep olabilir mi? Aslında bu hamileliğin sürecine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Mesela birçok kişinin bildiğinin aksine hamileliğin ilk dönemlerinde kadınlardaki cinsel istek fark edilir derecede artar. Her zamankinden aha istekli olmaları şaşılacak bir durum değildir.

Hamileliğin İlk Dönemlerinden Cinsel İstek Neden Artar? : Öncelikle hamileliğe bağlı olarak cinsel arzuda bir artış görülmesi onun sürekliliği olacağı anlamına gelmez. Hamileliğinizin ilk haftalarında vajinanızda bir yumuşama ve vajinal akıntıda bir artış görülür. Bunlara bağlı olarak artan cinsel istek zamanla azalır ve hamileliğin son haftalarında neredeyse yok olur. Bunun en temel sebeplerinden biri de ilerleyen hamileliğinizle birlikte hareket özgürlüğünüzün kısıtlanmasıdır. Yani karnınız gittikçe büyür ve sizin hareket alanınızı daraltır. Buna bağlı olarak da performansınızın düşmesi gayet normaldir. Bütün bu sebepler bir araya gelince cinsel istekte de bir azalma görülür.

Ayrıca memelerde duyulan hassasiyet ve mide bulantısı ya da kendinizi güçsüz hissetme gibi durumlardan dolayı da isteksiz olmanız gayet normaldir. Bütün bunların yanı sıra hamileliğinizin son aylarına doğru cinsel isteğiniz yok denecek kadar azalsa da, ilk haftalarda oldukça artacağından bunun bebeğinize bir zarar vereceğinden endişe duymamalısınız. Yani hamileyken ilişkiye girmeniz hatta orgazm olmanızın bebeğinize hiçbir zararı olmayacağınız tam tersine o anlarda bebeğinizin daha hareketli olduğunu bilmelisiniz.

Öyle ki, bebeğinizin sizin orgazm olduğunu anlarda daha hareketli olmasının aynı sıra kalp atışlarında da olumlu artışlar olduğu nst cihazları tarafından da tespit edilmiştir. Bu arada hamileliğe bağlı olarak cinsel isteğinizdeki artışla birlikte orgazm olma şekliniz, süreniz hatta hiç olamama durumlarınızda gayet olasıdır. Bütün bunları bilmeniz siz de ya da partneriniz de bir sorun olmadığından emin olmanız için son derece önemlidir.

18. İdrar Renginde Koyuluk

Herhangi bir şikâyetten dolayı doktora gittiğinizde genellikle bir idrar testi yaptırmanızı isteyecektir. Hemen her doktorun bunu istemesindeki temel sebep, idrar renginizin nasıl bir sorun yaşadığınızla ilgili ipuçları vermesidir. Çünkü idrarınızın rengi değiştirip farklı tonlarda olması bir şeylerin belirtisi olabilir. Peki, nedir bu idrar renginden anlaşılabilen hastalıklar? Mesela, idrar yollarınızla ilgili bir enfeksiyon problemi yaşıyorsanız idrar renginize bakılarak bu anlaşılabilir. Ya da hormonlarınızla ilgili bir sorununuz varsa onu da öğrenebilmek mümkündür. Hatta çağımızın kâbusu olan kanser hastalığı ile ilgili de ilk bulgular idrar renginizin açık ve koyu olmasından anlaşılabilir.

İdrarınızın Koyulaşması Mutlaka Hamile Olduğunuzu Göstermez: Hamilelik belirtisinde idrar rengi, yoğun olup olmaması ya da kokulu olması gibi durumlar pek etkili değildir. Yani bunlar hamile olup olmadığınızı söylemez ancak ilk bulgular ışığında doktorunuzun bundan şüphe duymasına sebep olabilir. Elbette bu duruma netlik kazandırmak için bu şüphenin üzerine gidip gerekli testleri yaptırmak gerekir. Bu testleri yaptırıp sonuçları ile birlikte doktorunuza gitmeniz halinde zaten gebe olup olmadığınızı birinci ağızdan net bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Tabi hamilelik belirtisinde idrar rengi bunu anlamanın ya da şüphe duymanın tek yolu değil elbette. Bunun yanı sıra sık sık idrara çıkma ihtiyacı duyuyor olmanız da buna işaret ediyor olabilir. Tabi bunun yanı sıra renginin her zamankinden koyu olması ya da kokuyor olması da bir başka belirtileridir. İdrar dışında en net belirtilerinden olan mide bulantısı ya da sürekli yorgun hissetme hali gibi durumları da göz ardı etmeden netlik kazandırmakta fayda vardır.

İnternetten yapacağınız küçük bir araştırma ile bunların hamilelik belirtisi olabileceğini ve en azından iki-üç tanesinin sizde bulunması halinde gebe olmanızdan şüphe duymanız gerektiğini öğrenebilirsiniz. Zaten bunlar yıllarca kulaktan kulağa gelen ve annelerinizden de duyabileceğiniz en net belirtilerdir. Tabi idrar rengi ve kokusu gibi detaylar gebeliğinizden tam olarak emin olmanızı sağlamasa da şüphelenmeniz için yeterli sebeplerdir. Her şekilde göz ardı etmemeli ve belki de sandığınızdan farklı olarak başka hastalıkların habercisi olabileceğini de unutmamalısınız.

19. Bel Ağrısı

Bel ağrısı hamilelikte en sık görülen rahatsızlıklardan birisidir. Yaklaşık olarak hamile kadınların %75’i bu rahatsızlık ile başa çıkmaya çalışmaktadır. Peki, gebelik sırasında yaşanan bel ağrılarının sebebi nedir, neden ortaya çıkmaktadır?

Gebelikte yaşanan bel ağrılarının en önemli sebebi ağırlaşan karın ve alınan kilolara bağlı olarak vücudun ağırlık merkezinin değişmesidir. Ağırlık merkezinin öne doğru kayması ile birlikte vücut buna belde ağrı olarak tepki vermektedir. İkinci olarak hamilelik döneminde salgılanan relaxin hormonunun başta bel eklemleri olmak üzere diğer tüm eklemlerde bir gevşeme meydana getirmesidir. Yine bu hormon sayesinde eklem aralarındaki açıklıklar artar ve buna bağlı olarak eklem etrafındaki bağların esnekliği artar. İşte gebe olan kadınların bellerindeki içe çöküklüğün fazla olmasının nedeni de budur.

Bunun dışında alınan kilolar, yaşanan gebelik stresi, doğuma dair kaygı ve endişeler ve günlük stres, karnın irileşmesi, vücudun buna uyum sağlamakta zorluk çekmesi ve vücudun ağırlaşması ile orantılı olarak vücudun normal duruşunda değişimler yaşanır.

Yaşanan bu değişim sonucunda da otomatik olarak bel ağrısı meydana gelir. Tüm bunların yanı sıra yaşanan her bel ağrısını gebeliğe ya da hormonlara yormak oldukça yanlış bir davranıştır. Yaşadığınız ağrılar bel fıtığı, kas spazmı gibi sorunlardan da kaynaklanıyor olabilir. Bu sebeple hamile olsanız bile, uzun süreli ve şiddeti azalmayan bel ağrılarınız var ise mutlaka bir doktora danışmalısınız.

Gerekli tetkiklerin yapılması ile beraber bel ağrılarınızın sebebini öğrenir ve buna yönelik olarak bir tedavi süreci geçirirsiniz. Gebelik kaynaklı olsa bile ağrıyı azaltacak ilaçlar sayesinde daha rahat bir gebelik yaşarsınız.

20. İkiz Hamilelik Belirtileri

– Birden fazla bebek taşıdığınızı hissedersiniz. Sezgilerinize ve rüyalarınıza kayıtsız kalmayın. Bazı ikiz anneleri (veya daha fazlasının) en başından beri birden fazla bebek taşıdıklarını bildiklerini söylerler.

– Mide bulantısını veya sabah bulantılarını daha fazla yaşarsınız. Eğer birden fazla bebek sahibi oluyorsanız, aynı zamanda hCG (human chorionic gonadotropin-gebelik hormonu) seviyeniz de yükselir. Yüksek hCG seviyeleri büyük olasılıkla sizde sabah bulantıları (veya bütün gün) nöbetleri meydana getirecek.

– Diğer normal hamilelik belirtileri abartılı olabilir. İkiz bebeklere hamile olan çoğu kadın- ama hepsi değil- muhtemelen sistemlerinde dolaşan ekstra hormonlardan dolayı daha yoğun hamilelik belirtileri gösterirler. Göğüslerinizin çok hassas olduğunu, daha sık idrara çıktığınızı, her zaman aç olduğunuzu ve çok yorgun olduğunuzu fark edebilirsiniz. İkinci üç aylık dönemde, soluğunuzun kesilmesini, ellerinizin, ayaklarınızın şişmesini (ödem), alışılmışın dışında kilo almayı ve karnınızın büyümesini, ceninin haddinden fazla hareket etmesini tecrübe edebilirsiniz. Anemi ve düşük demir (hemoglobin düşüklüğü) de aynı zamanda ikiz veya daha çoklu hamileliklerde çok görülür

– İlk üç aylık dönemde süratle kilo alırsınız. İlk üç aylık dönemde averajın üzerinde kilo almanız birden fazla bebek taşıdığınıza dair ilk ipucunuz olabilir. Eğer iyi yiyorsanız, önemsemeyin. Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Dergisi’nin bir çalışmasında ikiz hamilelikleri için erken kilo almanın önemi vurgulanıyor, onun için ilk iki üç aylık dönemde kilo alımının doğum kilosu üzerinde en büyük etkiye sahip olduğu bulunmuştur.

– Gebelik süresi için büyük ölçülürsünüz. İlk kontrolünüzde size uterusunuzun (rahminizin) randevular için geniş olduğu söylenebilir. Eğer son adet döneminiz haftalık gebe olduğunuzu gösteriyorsa, uterusunuz 10 veya 12 haftalık kadar olabilir. Bu sizinle ilgilenen insanı ultrason istemeye teşvik edebilir

– Hamileliğiniz ilerledikçe, eğer birden fazla bebek taşıyorsanız, dip yüksekliğiniz ( rahim ölçüsü) gebelik dönemine göre sürekli olarak daha geniş olacaktır. Bir uterus dönemi, bir bebekle, cinsel organ ölçüldüğünde 38- 40 cm yüksekliğe ulaşırken, ikiz bebek hamileliği döneminde 48 cm. ‘ye kadar genişleyebilir. . Yüksek AFP seviyesine sahip olduğunuz söylenir. Bebek büyüdükçe bebeğin salgıladığı ve annenin kanında bulunan Alfa fetoproteinin (AFP) seviyesi birden fazla bebek olduğunda yükselebilir. (Nöral tüp hataları gibi başka nedenlerden dolayı da yükselebilir.) Bu kan örneği normal olarak son adet döneminizden 16 ila 18 hafta sonra verilir. Alpha fetoprotein testleri ikiz hamileliklerdeki kusurların yarısından fazlasını ortaya çıkarır.

– Sürekli yükslen hCG değerleriniz olduğu söylenir. Human Chorionic Gonadotrophin (hCG), döllenmiş yumurta ve koryonik çıkıntı tarafından üretilen bir hormondur. Plasenta gelişene kadar hamileliği sürdürmek için buna gereksinim duyulur. Bir âdetiniz bile gecikse, kanınızda veya idrarınızda bulunabilir. Normal olarak, tek bebekli hamileliklerde, ilk haftalarda hCG’nin kan (serum) konsantrasyonları sürekli artar, her iki üç günde bir iki katına çıkar. hCG seviyeleri ikiz veya daha çoklu hamileliklerde daha yüksek olabilir

– Doktorunuz iki cenin kalp atışı duyar. İki ayrı kalp atışı doktorunuzun ofisinde 12 hafta civarında Doppler’le ayırt edilebilir olabilir, 28. hafta civarında karın muayenesi yapılırken iki cenin kafası ve birden fazla küçük bölümler ayırt edilebilir.

– Pozitif bir ultrasonunuz var. Eğer ikizlere hamile olduğunuzdan kesinlikle inanıyorsanız, ultrason hamilelikte çok daha erken yapılabilir. Yetenekli bir ultrasonuyla, iki gebelik kesesi, iki embriyo ve iki farklı cenin kalp atışı son adet döneminin ilk gününden altı hafta sonra görülebilir. Çoğu ikizler beş hafta kadar erken teşhis ediliyor.

 

 


1 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.