Düşükten Sonra Ne zaman Hamile Kalınır

Düşük 20. hafta yani bu gebeliğin yarısına gelmeden bebeğin dışarıya atılmasına düşük denilmektedir. Gebeliklerin yüzde 15′ inde düşük ile sonuçlanabiliyor.

Düşük belirtisinde en sık görülen kanama olmasıdır. Kanamayla birlikte şiddetli ağrı da olabilir. Belli bir yaştan sonra düşük riskleri de artmaya başlar. Kürtaj sonrasında rahim ağzının genişlemesi ile birlikte düşük olma ihtimali de artar.

Tutunmuş bir bebek var ise rahime yerleşmişse bu bebek kolay kolay sosyal aktiveler ile düşmez. Ayakta kalmaktan ya da cinsel ilişkiye girmekten dolayı düşük olmaz.

Düşük kendi kendine başlayıp bitiyor ise buna kendiliğinden tamamlanmış düşük denir. Bir kez düşük yapan bir kadının diğer gebelik düşük yapma riski yaklaşık yüzde 20 civarıdır. Üçüncü hamilelikte de bu risk artar ve yüzde 50 ‘ ye kadar düşme olma ihtimali ortaya çıkar.

Düşüğün Nedeni Nedir?
Anneye , babaya ya da çocuğa bağlı olabilir. İlk üç ayda rastlanan bir düşük ise genetik anormallik olması söz konusu olabilir.

Anneye ait enfeksiyonlar ,rahim ağzı sorunları, kızamıkçık virüsü anneden kaynaklı düşük nedeni olabilir. Babaya ait sorunlar ise sperm de bulunan bozukluktan kaynaklı olabilir.

Fizyolojik nedenlerin dışında psikolojik nedenler de çok önemlidir stresli bir yaşam var ise bu da düşüğe neden olabiliyor. Düşük belirtileri de önce az miktarda lekelenme ile kendini gösterebilir ya da yoğun bir kanama şeklinde de kendini gösterebilir.. Ciddi düşük belirtileri bu şekilde kendini gösterir. Mutlaka doktorunuza gidin küçük farklı giden bir durumda bile bunu dikkate almanız gerekir.

Hamiliğin ilk üç ayı çok önemlidir ne kadar kendinize iyi bakıp dengeli beslenir ve dinlenirseniz düşük olmak ihtimali de bir o kadar düşer.

Düşük Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli ?

Düşük sonrasında mutlaka şunlara dikkat etmeniz gerekir. Enfeksiyon riski olmaması için kanama tamamen durana kadar hasta tamponu kullanmak yerine hasta bezleri kullanın. Kanama tamamen durduktan sonra cinsel ilişki düzeninize devam edebilirsiniz.

Düşükten sonra ilk ay hamile kalma ihtimaliniz vardır. Düşükten sonra hamile kalmak istemiyorsanız korunma haline geçmeye başlamalısınız.

Düşükten sonra psikolojik olarak destek alabilirsiniz. Çünkü anne adayın bu durumu kabullenmesi bazen çok zor olabiliyor. Bu durumda psikolojik destek almak hem sizi hem de çevrenizdekiler açısından daha yararlı olacaktır.

Düşükten sonra çalışıyorsanız eğer üç gün boyunca izin almanız gerekir çünkü vücudun dinlenmesi şarttır.

Düşükten sonra kendinizi toparladığınızda yeniden hamile kalmak için yeniden deneyebilirsiniz. Bunun kararını siz ve eşiniz tarafından kendinizi hazır hissettiğinizde almanız doğru bir karar olacaktır.

Düşük sonrası bol miktarda su içmeye özen gösterin. Uyumaya çalışın ve sevdiğiniz yemekleri yiyin ve bol miktarda vitamin alın. bol bol meyve yemeye özen gösterin.

İlaçlarınızı düzenli olarak için. 2 hafta süre içinde düzenli spor yapın . İki hafta kadar havuza ya da küvet banyosu yapmayın. Yine iki hafta içinde 3 kilo üzerinde ağırlıklar taşımayın.

Düşükten sonra doktora kontrole gitmeyi ihmale etmeyin. moralinizi yüksek tutun.

Düşükten sonra ateşlenme olduysa hemen doktora gitmelisiniz.

Düşük sonrası kürtaj uygulandıysa damar yolu açılmış ise ve kanama var ise bu durumda da zaman kaybetmeden doktora başvurmanız gerekir.

Kendinizi fiziken kötü hissettiğinizde hemen doktorunuza başvurun .

Bir kayıp yaşadınız ve bunun elbette hemen psikolojisi atılmaz fakat kendinizi üzerek kendi sağlığınızı bozabilirsiniz bununla birlikte sizi seven kişilerinde üzülmesi sizi daha fazla üzer öyle değil mi her şer de bir hayır olduğunu unutmayın.

Düşük Belirtileri

Düşük, hamileliğin başlangıcı ve ilk 20 haftası arasındaki dönemde görülmektedir. Dünya genelinde hamileliklerin yaklaşık %15’i düşükle sonuçlanmaktadır ve bunların yaklaşık %80’i 12. haftadan önce meydana gelmektedir. Hafif veya ağır kanamalar, “lekelenme” olarak adlandırılan vajinadan akıntı gelmesi, şiddetli kramplar ve karın bölgesinde yaşanan ağrılar düşük belirtileri arasında ilk sıralarda gösterilmektedir. Hamileliğin normal gidişatı dışında rahatsızlıklar yaşıyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuza görünmeniz önerilmektedir.

İşte hamilelik dönemi de zahmetin,zorluğun zirvede olduğu 40 haftanın sonunda mucize bir canlı dünyaya getirmektir. Annelik duygusu o kadar derin bir dürtüdür ki günlük iki paket sigara içen kadının birden sigarayı bıraktığını gözlemlemişizdir. Sağlıklı bir gebelik geçirmek için doktor tavsiyelerine uymak ve bebeği için en iyisini yapmak her annenin görevidir.Hamilelikte her kadının başına gelme ihtimali yüksek olan sorunlardan biri de düşük yapma durumudur.Hamileliğin kabusu olan düşük ve bu riski artıran faktörler vardır.Bunlar;

1. Gebelik yaşı: düşük yapma riski yaşla birlikte artmaktadır.bir kadının fizyolojik olarak doğurganlık yaşı 20-30 arasıdır. İlerleyen yaşla birlikte annede birçok hastalık ortaya çıkar bu gebelik süresinde ve doğumda anne – bebek açısından büyük risk taşır.
2. Daha önce düşük yapma:Daha önce yaşanan gebelikte düşük vakasının sonraki gebeliklerde bu riski artırır.
3. Sigara alkol uyuşturucu kullanımı: Bu maddelerin kullanımı da düşük riskini artırır.
4. İlaçlar: Hamilelikte ilaç kullanımı da düşük riskini artırır. Kullanılan ilaçlar doktor tavsiyesiyle ve doktor kontrolünde alınmalıdır.
5. Enfeksiyonlar: Anne adayının gebelikte kabakulak, kızamık, kızamıkçık, HIV gibi enfeksiyonlara yakalanması düşük riskini artırır.
6. Obezite: gebelikte anne adayı dengeli kilo alımına uyması gerekir obeziteyle düşük yapma arasında bağlantı vardır.
7. Kronik hastalıklar ve bozukluklar: rahim şekil bozuklukları, hormonal bozukluklar, diyabet, guatr gibi birçok hastalık düşük riskini artırır.
8. Çevresel ve genetik bozukluklar da düşük riskini artıran faktörler arasındadır.

 

Düşük Belirtileri

Vajinadan gelen akıntı nedeniyle yaşanan lekelenme veya derecesi hafifle – ağır arasında geniş bir yelpazede görülebilen kanamalar düşük belirtileri arasında ilk sırada gelmektedir. Burada unutulmaması gereken nokta, hamile 4 kadından 1’inde bu kanamaların veya lekelenmelerin doğal olarak görülmesidir. Yani gebeliğin ilk 3 ayında iç çamaşırınızda leke veya kan görürseniz bu %100 düşük yaptığınız anlamına gelmez. Böyle bir durumda emin olabilmek için vakit kaybetmeden doktorunuza görünmelisiniz. Karın bölgesinde yaşanan ağrılar düşük belirtisi olabilir. Bu ağrılar genellikle akıntı veya kanama gerçekleştikten sonra görülmektedir. Ağrıyla birlikte kramplar oluşabilir. Karın ağrıları uzun süreli, hafif veya keskin olabilir, sırt veya kalça bölgesine yayılabilir. Eğer kanama ve ağrılar birlikte görülüyorsa düşük yaşanma ihtimali çok yüksektir. Ateş, halsizlik, bulantı ve kusma, sırt ağrıları düşüğün diğer belirtileri arasındadır.

Düşük Nedenleri ve Belirtileri

Düşük konusunda istatistiklerle sabitlenmiş bir gerçek, kadının yaşı ilerledikçe düşük yapma oranının arttığıdır. 20’li yaşlarda düşük oranı %12-%15 arasında iken 40 yaşında bir kadının düşük yapma riski %25’lere kadar çıkmaktadır. İlk 3 ay içerisinde görülen düşükler büyük oranda fetüsteki kromozom anormalliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu durum genellikle yumurtanın veya spermin yanlış sayıda kromozoma sahip olduğu anlamına gelir. Kromozom sayısı yanlış olduğunda yumurta normal gelişimini sürdüremez. Enfeksiyon, çalışma ortamında yüksek oranda gaza veya radyasyona maruz kalmak, rahim bozuklukları, hormonal problemler, içki ve alkol kullanımı, böbrek hastalıkları, bağışıklık sistemi sorunları, kontrol altında tutulmayan diyabet, yetersiz beslenme gibi faktörler düşük nedenleri arasında sayılmakla birlikte bazı kadınlarda tüm bu nedenlerden bağımsız olarak da düşük görülebilir. Bu faktörler düşük riskini arttırmaktadır ancak düşüğün tam olarak neden meydana geldiği konusunda henüz net bir cevap bulunmamaktadır.

 

Düşükten Sonra Ne zaman Hamile Kalınır

Bir kez düşük yaşadıysanız, düşük sonrasında aşırı kanama, enfeksiyon, üzüm gebeliği gibi gibi normal dışı bir durum söz konusu olmadıysa, tedavi gerektiren bir hastalığınız yoksa yaşadığınız düşük muhtemelen tekrarlayıcı özellikte olmayan bir düşüktür ve ileri inceleme gerektirmez. Kendinizi psikolojik olarak hazır hissettiğinizde hemen yeniden gebe kalabilirsiniz. Yukarıda bahsi geçen özel durumlar söz konusuysa (birden fazla düşük, üzüm gebeliği, düşük sonrası problem, başka bir hastalığın varlığı gibi) hamile kalmayı gerekli inceleme ve tedaviler sonrasına ertelemelisiniz. Düşükten sonra adet olmanız muhtemeldir. Düşükten dolayı kanamanız normal adet kanına oranla biraz fazladır. Bunun sebebi rahmin kendini temizlemesidir. Düşükten sonra erken veya geç adet olabilme ihtimalide vardır. Bu sizin rahminizin kendini ne kadar çabuk zamanda temizlemesine bağlıdır. Eğer düşükten sonraki ayda adet olmaz iseniz mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

Düşük Yaptığımı Nasıl Anlarım

Hamileliğin 20. haftası tamamlanmadan önce (ya da bebek 500 gramlık ağırlığa erişmeden önce) herhangi bir nedenle gebeliğin sonlanmasına düşük adı verilir.Bu da kendini gebeliğin genellikle kanama, ağrı ve beraberinde “kanlı parça düşürme” şeklinde gösterir. Hamilelik haftası ilerledikçe kaybedilen kan miktarı artar ve düşen “parçaların” hacmi de daha fazla olur. Doktor kontrolünde rahim ağzı açıktır ve dışarıya kan ve gebelik ürünlerinin çıktığı gözlenir. Düşük eylemi böyle bir durumda vücudun kendisi tarafından başlatılmıştır. Düşüğün kendi kendine başlayıp bitmesi durumunda tamamlanmış düşük (komplet abortus) deyimi kullanılır. Muayenede kanamanın az olduğu gözlenirse ve tercihan vajinal ultrasonografide rahimin içinin tamamen boşaldığı gözlenirse ek müdahale gerekmez. Rahim içersindeki bebeğin kalp atışlarının durması yani bebeğin ölmesi de yine düşük (missed abortus) olarak adlandırılır. Bu gibi anne karnında bebeğin öldüğü durumlarda kürtaj işlemini geciktirmeden (kanamanın olmasını beklemeden) yapmak gerekir. Gebelikte kanama olması hiçbir şekilde normal değildir. Rahim ağzı kapalı, bebek canlı veya gebelik kesesi sağlıklı ancak kanamanın olduğu vakalar düşük tehdidi veya düşük tehlikesi olarak adlandırılır. Bu durumda mutlaka doktor muayenesi ve izlem gerekir.

Erken Düşüklerin Sebepleri Düşüklerin Nedenleri Tedavisi

Gebelikte düşük yapmak pekçok çift için üzücü bir olaydır. Maalesef , gebeliğin 10. haftasında olmanız, ilk trimester dönemindeki düşük riskini atlattığınız manasına gelmez. Düşüklerin %80 – %90’ı, gebeliğin ilk 13 haftasında görülmektedir. Birçok durumda , düşük sizden meydana gelen bir nedenden dolayı oluşmaz. İlk trimester dönemindeki düşüklerin %50 – %70’i döllenmiş yumurtadaki kromozomal anomali durumundan kaynaklanır. Bazı durumlarda ise düşük, döllenen yumurtanın rahim yoluna yerleşmemesi nedeni ile gelişebilir. Sadece bir kez düşük yapmış hamile bayanların birçoğu düşük sebeplerini tam olarak bilemezler.

Erken Düşüklerin Sebepleri

İkinci ya da üçüncü kez düşük yapan bayanlarda , hekimler analiz yaparak , düşüklerin mümkün sebebini tespit etmeye çalışırlar. 10. hafta, eğer sağlıklı bir hayat tarzınız var ve düşük riski bulguları taşımıyorsanız (vajinal kanama, karın kasılmaları, sırtınız alt tarafında beliren ağrılar gibi ), bebeğiniz muhtemelen iyidir. Düşük olayını düşünerek üzülmemeye çalışın. Herhangi bir konuda strese girerseniz, doktorunuza danışın. Doktorunuz, korku ve endişelerinizi gidermede size destekçi olacaktır.

Klinik olarak saptanmış her gebelikte yaklaşık olarak % 15 civarında bir düşük riski olduğunu akıldan çıkarmamak, yani gebelik düşükle sonuçlanırsa bunun pek de az rastlanmayan bir şanssızlık olduğunu hatırlamakta yarar vardır. Böylelikle sonraki gebelikler için karamsar olmaya gerek olmadığı da kendiliğinden anlaşılacaktır. Düşükler Tekrarlıyorsa ? Habituel abortus (tekrarlayan düşükler) Bir kadının en az iki kere arka arkaya düşük yapmasına verilen isimdir.

Tekrarlayan düşük nedenleri ve Testleri

Babaya ait kromozomal (genetik) anomaliler Anneye ait kromozomal anomaliler Anatomik, yapısal bozukluklar Rahimin doğuştan anomalileri Rahim ağzı yetmezliği Rahim içi yapışıklıklar Myomlar Endometriozis Hormonal bozukluklar Progesteron hormonu yetmezliği Guatr Diabet Diğer bazı hormonal dengesizlikler (polikistik over hastalığı, prolaktin yüksekliği vb.) Mikrobik Enfeksiyonlar (listeria, mycoplasma,ureaplasma gibi) İmmunolojik (Bağışıklık sistemi ile ilgili) bozukluklar Antifosfolipid antikorları Sperme karşı antikorlar Plasenta elamanlarına karşı antikorlar Hücresel bağışıklık sistemi dengesizlikleri Kollajen doku hastalıkları Çevresel faktörler (yaşam ortamında maruz kalınan toksik maddeler) Gebeliğe zarar verebilecek bazı ilaçların kullanımı Kronik hastalıklar Ağır egzersiz Düşük materyalinin genetik incelemesinin yapılması da bu konuda oldukça faydalı olacaktır. Hekiminiz olası nedenlere yönelik incelemelerin sonunda saptanan sonuca göre özgün tedaviye başlayacaktır. Anatomik bozukluklarda ise cerrahi tedavi yapılır. Ancak bilinmelidir ki tüm incelemelere rağmen tekrarlayan düşüklerin yaklaşık olarak yarısında herhangi bir neden saptanamaz. Bağışıklık sistemi bozukluklarında ise Aspirin, heparin ve steroid kullanılarak başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Tekrarlayan gebelik kayıpları olan bir kadın tekrar gebe kaldığında artık bu gebeliği daha yakından takip edilmelidir. Tekrarlayan düşükleri olan ve tüm tedavilerden bir fayda sağlayamayan çiftlerde ise bir diğer seçenek Tüp Bebek Tedavisi ile laboratuar ortamında çok sayıda oluşturulan embriyolardan hücre örnekleri alarak bunların incelenip normal olanların ana rahmine transfer edilmesidir. Transfer öncesi genetik tanı (preimplantasyon Genetik Tanı – PGT ya da ingilizce adıyla PGD) denen bu yöntemle düşük yapma olasılığı çok azaltılabilmektedir. Çünkü daha önce bahsedildiği gibi düşüklerin en sık sebebi aslında bebekte oluşan anormalliklerdir.

Düşüğün tekrarlama riski nedir ?

Bir kez düşük yapan kadının sonraki gebeliğinde tekrar düşük yapma riski yaklaşık olarak %20’dir. tekrarlayan düşükleri olan bir kadının yeni bir gebelikte tekrar düşük yapma riski ise yaklaşık %50’dir. Her ne kadar düşük sayısı arttıkça yeni oluşan bir gebeliğin de düşükle sonuçlanma riski yükselse de, çalışmalar göstermektedir ki;bu bayanlarda bile sağlıklı bir bebek doğurma olasılığı hiç de az değildir.

Hamilelikte Kanama Düşük Belirtisi Mi?

Hamile bir bayan ilk önce kilo alır. Daha sonra mide bulantısı ile baş gösteren kusmalar, baş ağrıları, bel ve sırt ağrıları, halsizlik, baş dönmeleri, uykusuzluk, yüksek tansiyon, solunum bozuklukları, çeşitli hastalıklar gibi problemler baş gösterir.

Hamile bir bayanın karşılaşabileceği baş bir durumsa gebelik sırasında meydana gelen kanamalardır. Bu kanamaların çeşitli sebepleri olmaktadır.

Hamilelikte (Gebelikte) Kanama Düşük Belirtisi midir?

Genelde gebe bir kadının her adet dönemi yaklaştığı vakitlerde kahverengi lekeler görmesi aslında korkulacak bir durum değildir. Çünkü bebek anne rahmine yerleşmeye çalıştığı zaman rahimde kanamalara neden olmaktadır. Bu kahverengi kanamaların sebebi de bundandır. Ancak bu durum düşük tehdidi ya da enfeksiyon el bir hastalığın başlangıcı da olabilmektedir.

Hamile kadınlarının bazılarında gebeliğin sekiz haftasına kadar kanama görmeleri normal bir durum sayılmaktadır. İlk sekiz ayda bebek annenin döl yatağına yerleştiği için annede kanamalara neden olmaktadır.
Bu kanama durumu daha çok ikinci üçüncü gebeliklerini yaşayan kadınlarda çok daha fazla görülen bir durumdur.

Anne adayında kanama normal adet kanamalarından daha fazla kan gelmişse ve beraberinde nohut büyüklüğünde parça görmüşse bu durum klinik müdahale gerektirecek bir durumdur. anne adayı kanamanın yanında nohut tanesi büyüklüğünde parça görmüş ve karın ağrıları çekiyorsa anne adayını bebeğini düşürmüş olabilir. Derhal bir kadın doğum doktoruna görünmesi gerekir.

Eğer anne adayı düşük yapmışsa karnında parça kalmamasına dikkat edilmelidir. Parça kalmışsa illeri zamanda anneye çok sıkıntı verecek ve gebe kalmasını önleyecektir. Bazen hamile bayan kullandığı ilaçlardan dolayı da kanama görebilir.

Kısacası her kanama düşük belirtisi olmayıp mutlaka doktora görünmesi gerekir.

Hamilelik Süresince Neden Düşük Oluşur

Tıpta ‘spontan abortus’ olarak adlandırılan halk dilinde ki düşük, hamileliğin ilk 4-5 ayı içinde, gebeliğin kendiliğinden sona ermesidir. Düşüklerin çoğu ilk 12 hafta içerisinde görülür. Hamilelikte kanama düşük belirtisimidir?

Düşük olduktan sonra anne adayları bunun kendi hataları olup olmadığını merak ederler. Düşük çok nadiren birilerinin hatasından dolayı kaynaklanır ve bazen hamileliğin sürmeyeceği daha döllenme sırasında oluşan etmenlerden dolayıdır. Tıpta çok eski yıllardan beri söylenen en sağlıklı en güçlünün hayata kalacağı söylem doğanın aslında kendi kendine bir eliminasyonudur. Zayıflar gider güçlüler kalır zaten muhtemelen bebek düşmeyip doğacak olsa da ya doğumda ölecek ya da çok ciddi doğum anomalileri ile hiçte istenmeyecek bir hayat yaşamak zorunda kalacak.Düşüğün belli başlı pek çok sebebi vardır. Hamilelikte düşük riskini arttıran faktörler yazısını okuyun

Kromozom hataları
Plasenta sorunları
Bağışıklık problemleri
Kronik hastalıklar
Enfeksiyonlar
Annenin yaşı
Kullanılan ilaçlar
Alkol kullanımı
Sigara kullanımı
Hormonal dengesizlikler
Rahim ve döl yolunda annede oluşmuş defektler
Aşırı zayıflık
Aşırı kilo
Uyuşturucu madde kullanımı
Yoğun radyasyona maruz kalma

Bazen de bizim vasıtamız ile oluşabilecek sorunlar var bunlar

Trafik kazaları
Düşmeler
Ağır kaldırmalar
Karın bölgesine alınacak darbeler
Bizim elimizle oluşacak düşüklerde çok kolay değildir anne ile bebeği bağlayan kordon ve bebeğin içinde bulunduğu rahim içi plasenta ya bir zarar gelmediği sürece düşük çok zordur bunlara zararda kolay kolay gelmez çok güçlü yapılardır.

 

 


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.